Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Hızlı İletişim Hızlı İletişim: 0532 799 55 16      

İleri Laparoskopik Ameliyat

Laparoskopi, halk arasında kapalı ameliyat ya da kansız ameliyat olarak anılan, karnınıza büyük bir kesi yapılmadan ameliyat yapılmasının bir yoludur. İnce, ışıklı laparoskop (kamera) denen bir alet karnınızın içine 10 mm lik kesi yapılarak yerleştirilir. Laparoskop (kamera), ameliyatınızı yapan doktorunuza, pelvik organları görmek fırsatını verir. Eğer tedavi edilmesi gereken bir sorun saptanırsa ek aletler, 5 mm lik kesiler içinden yerleştirilerek bu tedavi yapılabilir.

Laparoskopik Ameliyatlar İçin Hastanede Kalış Süresi Nedir?
Bu süre laparoskopi sırasında saptanacak ve tedavi edilecek hastalıklara bağlı olarak değişir. Tanısal Laparoskopi genellikle aynı gün içinde, anestezinin etkisi geçtikten sonra evine gönderilmektedir. Yumurtalık kisti, dış gebelik,  miyomların çıkartılması, histerektomi gibi daha kompleks pek çok ameliyat için bir gece hastanede kalmak yeterli olmaktadır.

Laparoskopik Ameliyatlar İçin Hangi Tip Anestezi Kullanılır?
Bu ameliyatlarda genel anestezi kullanılır; yani hasta tamamen uyur ve herhangi bir şey hissetmez.

Laparoskopik Ameliyatlar Nasıl Yapılır?
İlk olarak göbek deliğinden küçük bir kesi yaparak karın boşluğunuz bir gaz ( karbon dioksit)  kullanılarak şişirilecektir. Sonra, laparoskopu(kamerayı) karnınızın içine yerleştirecektir. Bu sayede karın içi organlar daha net gözlenebilmektedir.

Laparoskop (kamera) , karın içindeki organların görüntüsünü bir ekrana aktarmakta ve doktorunuz bu ekrandaki görüntüye bakarak ameliyatı yapmaktadır. Diğer cerrahi aletleri yerleştirmek için,  karnın alt kısmına 2-3 adet 5 mm lik kesiler yapılarak bu noktalardan cerrahi aletler yerleştirilir. Uterin manüplatör denen bir diğer alet rahimin iç kısmına yerleştirilerek, ameliyat sırasında rahimin hareket ettirilmesini ve gereğinde rahim içine bazı boyaların verilmesini, tüplerin açık mı kapalı mı olduğunun değerlendirilmesini sağlar.

İyileşme Süreci Nasıldır?

Ameliyattan sonra tamamen uyanana kadar ameliyathanede özel bir uyanma odasında kalmanız gerekir; bu süre çoğu hasta için 1 saatten kısadır. Anestezi nedeniyle ameliyattan sonra bulantı olabilir. Eğer hastanede yatmayacaksanız, size eşlik edecek bir refakatçiye ihtiyacınız olacaktır.
Ameliyattan sonraki gün boyunca yorgunluk ve rahatsızlık hissi olabilir. Karnınızdaki ve göbeğinizdeki kesi yapılan bölgelerde ağrı olabilir. Genel anestezi nedeniyle boğazınızda birkaç gün rahatsızlık hissi olabilir. Eğer böyle bir durum olursa ılık tuzlu suyla gargara yapabilirsiniz veya pastil kullanabilirsiniz.  Karın boşluğunuzun gazla şişirilmesi nedeniyle omuz ve sırt ağrısı hissedebilirsiniz. Bu durum genellikle ameliyat sonraki birkaç saat içinde kendiliğinden azalır, nadiren iki güne kadar uzayabilir. Eğer ağrı ve bulantı düzelmezse veya kötüleşirse mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.
Doktorunuz, size yapılan ameliyata göre, normal aktivitelerinize ne zaman dönebileceğinizi söyleyecektir. Basit ameliyatlardan sonra bu süre 1-2 gün iken daha kompleks ameliyatlardan sonra bu süre daha uzun olabilir.

Laparoskopik Ameliyatların Faydaları Nelerdir?
Laparoskopinin pek çok faydası vardır.  Açık karın ameliyatlarına göre laparoskopik ameliyatlarda daha az ağrı olmaktadır.  Laparoskopik ameliyatlardan sonra hastanede kalma süresi daha kısadır,  karındaki kesi daha küçüktür, iyileşme süresi daha kısadır. Ayrıca infeksiyon (yara yeri iltihabı) riski daha azdır. Laparoskopik ameliyatlardan sonra, karın açılarak yapılan ameliyatlara göre daha çabuk iyileşeceksiniz. Laparoskopinin bir diğer faydası zamanınızın çoğunu hastanede geçirmenize gerek olmamasıdır.  Laparoskopi çok küçük kesilerden yapıldığı için iyileşme hızlı olmakta ve daha az yara izi oluşturmaktadır. Kozmetik açıdan büyük avantajdır.

Laparoskopik Ameliyat Çeşitleri Nelerdir?

Tanısal Laparoskopi
Tanım olarak öyküsünde ve muayenesinde herhangi bir anormallik olmayan bir kadına kısırlığın nedenini ortaya koymak amacıyla yapılan laparoskopidir. Öyküsünde, sonradan başlayan şiddetli adet ağrıları, ilişki sırasında ağrı, geçirilmiş karın ameliyatı (kist veya miyom alınması, dış gebelik çıkarılması, apandisit vb), cinsel yolla bulaşan infeksiyon (bel soğukluğu, klamidya, pelvik inflamatuvar hastalık gibi), rahim içi araç (spiral) kullanımı olmayan bir kadında, muayene ve ultrason bulguları ve rahim filmi (HSG) de normal ise laparoskopi yapıldığında görülebilecek kayda değer herhangi bir hastalık olmayacaktır.

Cerrahi Laparoskopi
Muayene ve görüntüleme teknikleri ile saptanan bir hastalığın tedavisi veya hastalıklı organın alınmasına yönelik olarak yapılan laparoskopik uygulamalardır.

Gebe Kalabilirliği Artırmak Amacı İle Yapılan Laparoskopik Uygulamalar (Adezyolizis, Salpingostomi, ve Fimbrioplasti):
Daha önceden geçirilmiş infeksiyonlar veya pelvik cerrahi genellikle tüp ve yumurtalığın ilişkisini bozan yapışıklıklara yol açar. Yapışıklıkların ince ve teknik olarak açılabilecek durumda olmaları durumunda Adezyolizis adı verilen laparoskopik yapışıklık açma işleminden fayda görülebilir. Tüp ve yumurtalıklar arasındaki normal anatomik ilişkinin tekrar sağlanmasından sonra kadının yaşı ve ek kısırlık faktörlerinin olup olmamasına bağlı olarak %30-60 arasında gebelik oranları bildirilmiştir. Yapışıklıkların çok yoğun olduğu durumlarda açılma işlemini takiben tekrar yapışma olasılığı yüksek olduğundan gebelik oranları düşüktür. Laparoskopi sırasında kapalı olan tüplerin de açılma olasılığı vardır. Özellikle karın boşluğuna açılan kısmından tıkalı olan tüpler (hidrosalpinks) Salpingostomi adı verilen bir işlem ile açılabilir. Tekrar kapanmayı zorlaştırmak için bu uçlarda yer alan fimbrialar ince sütürlerle (dikişlerle) tutturularak Fimbrioplasti yapılır. Tüpün iç tabakasının hasarı durumuna, tüpün çeperinin kalınlığına ve çevre yapışıklıkların varlığına göre tekrar kapanma oranları %30-100 arasında ve gebelik oranları da %10-70 arasında değişir. Tüplerin açılmasının olanaksız olduğu durumlarda ise daha sonraki tüp bebek uygulamasına hazırlık olarak tüpler alınmalıdır. Tıkalı tüplerin yerinde bırakılması tüp bebek uygulamasındaki gebelik oranlarını olumsuz olarak etkilemektedir.

Laparoskopik Endometriosis Cerrahisi:
Laparoskopinin en sık kullanıldığı hastalıklardan biri endometriosistir. Endometriosis hastalığı rahim içini döşeyen hücrelerin rahim dışında yerleşmesi ve üremesi ile ortaya çıkar. Hastalık en sık olarak periton adı verilen karın zarı ve yumurtalıkları tutar. Ayrıca rahim ve kalın barsak arasındaki bölgeye yerleşerek ağrılı lezyonlara neden olur. Bu lezyonlara derin yerleşimli endometriotik lezyonlar (Deep Infiltrating Endometriosis, DIE) denir. İlişki sırasında veya sürekli ağrı yaratıp yaşam konforunu etkiler. Cerrahisi zor ve komplikasyon oranı yüksek olduğundan deneyimli ve yetkin cerrahların yapacağı ameliyatlardır. İleri safhalarında rahim, tüpler, yumurtalıklar ve barsakları birbirine yapıştırarak ağrı, kısırlık ve kitle bulgularına yol açar. Hastalığın erken evresinde karın zarı üzerine barut yanığı tarzında lezyonlar vardır. Bu lezyonlar laparoskopi sırasında yakılarak veya lazer ile buharlaştırılarak giderilebilir. İleri lezyonlarda ve DIE (Derin yerleşimli endometriozis) de cerrahi süresi uzar ve zorluğu artar. Maalesef pek çok hastada, sadece görünen lezyonları yakarak veya çikolata kistini alarak cerrahi yarım bırakılmakta, derin yerleşimli ve alınması zor olan, uzun zaman alan nodüllere ve lezyonlara dokunulmamaktadır. Bunun sonucunda nüks, kaçınılmaz olmakta ve hasta tam iyileşememektedir.

Endometriosis kistlerinin yani Endometriomaların (Çikolata Kistleri) laparoskopik olarak alınması ile kısır çiftlerdeki gebelik şansı artmaktadır. Laparoskopinin yumurtalık kapasitesine zarar vermeyecek şekilde dikkatli yapılması çok önemlidir. Endometrioma kist kapsülünün soyulması sırasında normal yumurtalık dokusunun zarar görmesi ve yumurtalık kapasitesinde azalma olma olasılığı vardır. Endometriosisin hem kendisi hem de yapılan müdahale kaçınılmaz olarak yumurtalık rezervinde azalmaya neden olabilir. Bu nedenle son yıllarda özellikle kistleri tekrarlayan kadınlarda tekrar cerrahiden ziyade çocuk isteği varsa tüp bebek yapılması tercih edilmektedir. Yakınma ağrı ise tekrar cerrahiden başka şans genellikle yoktur. Laparoskopik endometriosis cerrahisini takiben gebe kalamayan çiftlerin yaklaşık %50 sinde 6 ay içinde kendiliğinden gebelik oluşur.

Kendiliğinden gebe kalamayanlarda ise 1 yıl bekledikten sonra tüp bebek yapılması gerekir.
Derin Endometriosis (DIE) adı verilen ve rahim ve barsak arasındaki bölgeyi tutan endometriosis lezyonlarının laparoskopik olarak çıkarılması mümkündür. Bu lezyonların alınması ile ağrı genellikle giderilir. İleri evre endometriosis cerrahisi uzun süren ve deneyimli bir cerrahın varlığı gerektiren bir tedavidir. Endometriosisin tekrarlama riski olan bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Kadınların özellikle menopoz öncesi yaşamlarında %50 tekrarlama riski vardır. Bu nedenle çocuk isteyen kadınlarda tüm endometriosis lezyonlarının temizlendiği bir operasyonu takiben 6 ay içinde gebelik olmamışsa tüp bebek yapılmasını öneriyoruz. Aşılama tedavileri genellikle düşük gebelik oranı ile seyrettiğinden önerilmemektedir.

Laparoskopik Kist Cerrahisi:
Laparoskopi ile en sık olarak müdahale edilen kistlerin başında endometriomalar gelmekle birlikte devamlılık gösteren ve gerilemeyen basit kistler ve dermoid kistlerde de laparoskopik cerrahi gerekebilir.
Dermoid Kistler: Dermoid kistler vücudun tüm dokularından parçalar içeren kistlerdir. Bunların içinde yağ, kıl, diş, sinir ve kas dokusu bulunabilir. Genellikle doğumdan önce bu hücrelerin yumurtalık içinde sıkışması sonucunda oluşurlar. Hangi nedenden dolayı büyüdükleri bilinmemektedir. Dermoid kistler en çok torsiyon adı verilen bir komplikasyona sebebiyet verirler. Torsiyon, yumurtalığın komşuluğundaki tüp ile beraber kendi ekseni etrafında dönmesi ve bunun sonucunda da kendisini besleyen kan akımında bozulmanın olmasıdır. Zamanında laparoskopik olarak müdahale edilmediği takdirde yumurtalık ve tüpte doku ölümü (nekroz) olur ve alınmaları gerekir. Dermoid kistler özellikle 3-4 cm çapına ulaştıktan sonra alınmaları gerekir. Laparoskopik olarak çıkarılmaları oldukça kolaydır. Kadınların %15 inde her iki yumurtalıkta da dermoid kist olabileceğinden sağlam gibi görünen yumurtalığın da dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir. Dermoid kistlerin %1 olasılıkla kötü huylu olma olasılıkları vardır. Kötü huylu olanların içinde immatür sinir dokuları bulunur.

Paraovarian Kistler: Yumurtalığın komşuluğunda doğumsal artıklardan gelişen kistlerdir. Nadiren kötü huylu olma potansiyeli taşırlar. Büyük boyutlara ulaştıklarında alınmaları gerekir. Laparoskopik olarak çıkarılmaları kolaydır.
Kist Adenomlar: Yumurtalık içinde gelişen ve kötü huylu olma potansiyeli taşıyan tümörlerdir. Ultrasonda sıvı ve katı yapıların beraber izlenmesi ile şüphelenilir ve kesin tanı kistin çıkarılması ile konur. Seröz ve müsinöz kist adenomlar en sık görülenleridir. Laparoskopik olarak çıkarılmaları kolaydır. Menopoza yakın olan kadınlarda yumurtalığın alınması daha doğru olan girişimdir. Daha genç olan kadınlarda ise sadece kist alınabilir ancak operasyon sırasında patolojik inceleme (frozen section) yapılıp kötü huylu olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekir.

Laparoskopik Miyom Cerrahisi
Miyomların önemli bir kısmı laparoskopik olarak çıkarılabilir. Miyomlarda operasyon endikasyonları aşağıdaki gibidir:
Boyut: Genellikle 5 cm yi geçmiş olan miyomların ve yakın zamanda hızlı büyüme göstermiş olan miyomların alınmaları önerilmektedir.
Kanama: Miyomlar rahim iç tabakasına (endometrium) girmedikçe veya bası yapmadıkça kanamaya neden olmazlar. Rahim içine girmiş olan miyomlarda eğer kanama da varsa boyutlarına bakılmaksızın cerrahi önerilir.
Bası Yakınmaları ve Ağrı: Miyomlar, rahimin sağ veya sol tarafında, tüplerin altında, intraligamenter diye tabir edilen bir konumda oldukları zaman üreter adı verilen böbreklerden mesaneye idrar getiren kanallara baskı yapabilirler. Rahimin önünde gelişen miyomlar mesane üzerine,  arkada gelişen miyomlar ise kalın barsak üzerine baskı yapabilirler. Bu durumda sık idrara çıkma, kabızlık, ağrı, basınç hissi, dolgunluk gibi yakınmalar oluşabilir.
Kısırlık:  Miyomlar genellikle tek başına kısırlık nedeni değildir. Ancak yapılan araştırmalarda kısırlığı açıklayacak hiçbir neden bulunmamış ise alınmaları gerekebilir. Genellikle 5 cm ve üzerinde olanların alınmaları önerilmektedir. Eğer rahim içine giren bir miyom varsa ve çift gebe kalamıyorsa başka yakınma olup olmadığına ve miyomun boyutlarına bakılmaksızın alınmaları önerilmektedir.

Laparoskopik olarak çıkarılmaya müsait olan miyomların boyut olarak 8 cm den küçük olmaları, 3 cm den büyük olanların toplam sayı olarak 3 veya daha az olmaları ve derin olarak rahim duvarına gömülü olmamaları tercih edilir. Laparoskopik olarak miyomlar alındıktan sonra 3 ay gebelik olmasına izin verilmez. Yapışıklık oluşma olasılığı,  karın açılarak yapılan miyom ameliyatlarından daha azdır. Laparoskopik miyom cerrahisi, miyomların boyut ve yerleşimlerine bağlı olarak 1-3 saat sürebilir. Hasta genellikle hastanede 1 gün kalır ve ertesi gün taburcu olur.

Laparokopik Histerektomi (Rahimin alınması)
Rahimin alınması laparoskopik olarak mümkündür. Laparoskopik histerektomi deneyimli ellerde başarılı bir operasyon olup laparoskopinin tüm avantajlarını taşır. Rahimin bir kısmı laparoskopik olarak serbestleştirildikten sonra vajinal yoldan çıkarılır. Hasta hastanede 1-2 gün yatar ve taburcu olur. Beraberinde yumurtalıklar da alınabilir.
Erken evre rahim ve rahim ağzı kanserleri ve yumurtalık kanserlerinde de laparoskopik olarak rahim, yumurtalıklar, barsak zarı, lenf bezleri alınabilir.

Laparoskopik Pelvik Taban Düzeltme ve İnkontinans Cerrahisi (Rahim Sarkması ve İdrar Kaçırma Operasyonları)
Bu operasyonlarda, çeşitli sebeplerle sarkan rahim, mesane tabanı veya vajen tabanı dokuları eski konumuna getirilir. Tekrar sarkmaların olmaması ve güçlü destek sağlanması amaçlı mesh adı verilen askılar kullanılır. Beraberinde, idrar tutamama, kaçırma yakınması için de aynı seansta düzeltme işlemi yapılabilir. Operasyon süresi uzun ve cerrah açısından ileri düzeyde laparoskopi becerisi ve eğitimi isteyen ameliyatlardır. Sonuçları oldukça yüz güldürücüdür.

Laparoskopik Ameliyatlar Kimlere Uygun?
Genel durumu operasyona elverişli olan herkeste laparoskopi yapılabilir. Ağır solunum veya kalp problemleri olanlarda işlem sırasında baş aşağı posizyon kullanıldığından laparoskopi tercih edilmeyebilir. Çok büyük ve çok sayıda myomu olan kadınlar, yumurtalık kanseri olan kadınlarda açık ameliyat tercih edilmelidir. Rahim ağzı ve endometrium kanseri olan kadınlarda ise laparoskopi yapan deneyimli bir cerrah olmadıkça açık ameliyat tercih edilmelidir.

Laparoskopik Ameliyatların Avantajları Nedir?
Laparoskopi ve histeroskopi ile artık karın açılarak yapılan ameliyatların çoğu açılmadan, kapalı olarak yapılabilmektedir. İçeride yapılan operasyonun boyutu açık cerrahi ile aynıdır. Hatta bazı operasyonlarda açık cerrahi ile ulaşılamayan alanlarda kolaylıkla işlem yapmak laparoskopi ile mümkündür. Kameranın 10 – 20 büyütme ile çalışabilmesi en önemli avantajlarındandır. Daha az hasar ve kanama mümkün olmaktadır. Bu nedenle hasta daha az ağrı hisseder, hastanede daha kısa süre kalır ve işine daha erken döner.

  • Daha kısa iyileşme süresi
  • Daha çabuk işine geri dönme
  • Daha az ameliyat kanaması
  • Daha az ameliyat sonrası anemi
  • Daha küçük cilt kesisi
  • Daha az karın duvarı infeksiyonları
  • Daha az yapışıklık

Histerektomi (rahim alınması) ameliyatı ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada en sık uygulanan jinekolojik ameliyattır. Amerika Birleşik Devletlerinde 65 yaşına geldiklerinde kadınların üçte birinin histerektomi geçirmiş olacağı tahmin edilmektedir. Bu ülkede her yıl yapılan yaklaşık 600.000 histerektominin %70-80’i açık ameliyat ile yapılmaktadır. Laparoskopik (kapalı yöntemle) yapılanların oranı ise %10-15 civarındadır.  Bu oran Türkiye’de tam olarak bilinmese de, maalesef laparoskopik (kapalı) yolla histerektomi ameliyatının % 1’den az oranlarda yapıldığı tahmin edilmektedir. “Laparoskopik histerektomi” terimi, laparoskopun (fiberoptik ışık kaynağı olan kameranın) kullanıldığı birçok farklı operasyonu içerir.   Dr. Reich tarafından 1989’da ilk tanımlandığından beri laparoskopik histerektomi üzerinde artan bir ilgi vardır. Bu yöntemle hastanın cildi ve karın tabakaları kesilmemekte, kozmetik olarak cok iyi bir görüntü oluşmakta, hasta cok kısa sürede ayağa kalkabilmekte ve işine kısa sürede dönebilmektedirler.

Laparoskopik histerektomi daha öncede belirtildiği gibi genel olarak 4 alt sınıf altında incelenir:

Laparoskopik Asiste Vajinal Histerektomi (LAVH): Histerektominin bir kısmı laparoskopik bir kısmı vajinal yoldan yapılır, ancak operasyonun laparoskopik kısmı uterin (rahim) damarların kesilmesini içermez. Uygulama olarak diğer tiplere göre daha az bir tecrübe gerektirdiği için genelde cok sık uygulanır. Fakat rahime giden damarlar bu ameliyatta laparoskopik olarak yakılıp, kesilmediği için vaginal etapta genelde çok fazla kanama olur. Laparoskopi konusunda daha az tecrübesi olan hekimler tarafından tercih edilir.
Laparoskopik Histerektomi (LH): Histerektominin bir kısmı laparoskopik bir kısmı vajinal yoldan yapılır ancak operasyonun laparoskopik kısmı uterin damarların kesilmesini de içerir. Rahime giden bu damarlar ya doğrudan rahime girdiği yerden veya retroperiton dediğimiz damarın baslangıc kısmından yakılabilir. Retroperitondan yapılan yöntem en yüksek derecede laparoskopik cerrahi beceri ve deneyim gerektirir.
Total Laparoskopik Histerektomi (TLH): Vajinal yolla gerçekleştirilen herhangi bir müdahale yoktur. İşlem sonunda yapılan tüm vajen açıklığının dikilmesi de laparoskopik olarak yapılır. Retroperitondan yapılan yöntem en yüksek derecede laparoskopik cerrahi beceri ve deneyim gerektirir.
Subtotal Laparoskopik Histerektomi (STLH): Rahim ağzı alınmaz sadece rahim alınır, nispeten kolay bir formudur. Rahim ağzının kalmasıyla ilerde vajinanın sarkma olasılığının daha düşük olacağı belirtilmektedir. Bu hastalar, ilerde gelişebilecek bir rahim ağzı kanserini önceden tespit etmek amacıyla periyodik olarak smear incelemesini sürdürmelilerdir.

Hangi Durumlarda Laparoskopik Histerektomi Uygulanabilir?

Miyomlar
Düzelmeyen Rahim Kanamaları
Menopoz  Sonrası Tekrarlayan Kanamalar
Adenomyosis (Rahimde Büyüme, Ağrı ve Kistik Oluşumlar Yapan Hastalık)
Endometriozis (Çikolata Kisti Oluşturan Hastalık)
Pelvik Organ Prolapsusu (Rahim ve Komşu Organların Sarkması)
Pelvik İltahabi Hastalık (Rahim, Tüpler, Yumurtalıklar ve Karın Zarının İltihabı),
Geçmeyen Kistik veya Solid Adneksiyal Tümörler  
Kronik Pelvik Ağrı (Geçmeyen Kasık Ağrıları),
Rahim Ağzı Problemleri,
Kanserden Korunma   
Servikal  İntraepiteliyal Neoplazm (CIN),
Erken İnvaziv Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri,
Atipili Endometriyal Hiperplazi (Rahimi Döşeyen Tabakanın Kalınlaşması),
Endometrium Kanseri (Rahim Kanseri)

Laparoskopik Histerektominin (Kapalı Ameliyatın), Abdominal Histerektomiye (Açık Ameliyata) Göre Avantajları:


Ciltte kesi olmaması ve dolayısıyla daha iyi bir  kozmetik görünüm.
Ameliyat sırasında çok az miktarda kanama.
Ameliyatların dikiş gerektirmeden yapılmasından  dolayı düşük infeksiyon riski.
Ameliyat sonrası ağrının çok az olması.
Aynı gün hemen ağızdan gıda alınabilmesi.
Mesane sondasına gerek duyulmaması.
Hastaların aynı gün veya ertesi gün taburcu  olabilmesi.
Normal günlük aktivitelere ve işine hastaların daha  kısa sürede dönmeleridir.

Read 887 times
Rate this item
(0 votes)

Facebook